|
|
 |
« : 11 Haziran 2008, 22:34:00 » |
|
₪ Nessie’nin bilinen ilk izleri 1500 yıl öncesine dayanıyor. İskoçya’da yaşayan yerli halk, taş oymalarında bu haşmetli canavarı resmetmiş. Bu rölyeflerde Loch Ness canavarı, tuhaf, büyük bir akuatik yaratık olarak görülüyor. M.S. 565 yılında Adamnan’ın yazdığı bir biyografide de Loch Ness Canavarı’nın görüldüğü anlatılıyor. Kitaba göre, canavar Ness Nehri’nde yüzen bir adama saldırıp öldürüyor. Nessie, yüzyıllar boyunca halk arasında bir söylenti olarak yaşıyor. 27 Ağustos 1930’da üç İskoç balıkçı suda bir türbulans gördüklerini bildirdiklerinde ise efsane gazetelerin manşetlerine çıkıyor. Balıkçılar 10 metre boyundaki canavarın sudan çıkıp teknelerine saldırdığını ve tekneyi havaya fırlattığını açıklıyorlar. Tekne müthiş zarar görmüş bir biçimde karaya oturuyor. Balıkçılar canavarın varlığından şüphe duymuyorlar ve olayı anlatış biçimlerinde ısrar ediyorlar. Ardından gazetelere Loch Ness canavarını gördüklerini iddia eden başka insanların yazdığı mektuplar yağıyor. 1962’de Loch Ness Araştırma Bürosu yaratık hakkında araştırma yapmak üzere harekete geçiyor. 1964’te araştırma kurulu kalıcı bir hale dönüşüyor ve nehir etrafında kameralar ve telefoto lensleri yerleştiriyor. Ayrıca mobil kamera istasyonları ve su altı dinleme cihazlarıyla canavarın varlığını araştırmayı sürdürüyorlar. Zaman içinde su altı kameraları, dalgıçlar, denizaltılar da devreye giriyor. Loch ile ilgili büyük miktarda bilgi toplanıyor ama canavar hakkında bir kanıt yakalayamıyorlar.
LOCH NESS Loch Ness, Kuzey İskoçya’da yer alıyor ve Great Glen’in bir kolu kabul ediliyor. Great Glen nehri, 213 metre derinliğinde ve Ness’ten Moray Firth’e kadar uzanan geniş bir bölgede pek çok küçük nehir ve çay tarafından besleniyor. Loch Ness, Büyük Britanya’daki en büyük tatlı su gölü olarak da biliniyor.
NESSİE’NİN FİZİĞİ Aralık 1933’ten beri canavar öyküleri değerlendirildiğinde, yaratığın 12-15 metre arasında dev ve dinazorumsu bir canlı olduğu ortaya çıkıyor. Tabii, bölge efsanenin de etkisiyle ünleniyor ve her yıl binlerce turist canavarı görebilme umuduyla bölgeyi ziyaret ediyor. Bilimsel araştırmaların Nessie’nin varlığını kanıtlayamaması da bölge halkı için ikna edici değil. Gölün derinliği ve çevredeki su altı mağalarının çokluğu düşünülünce, Nessie’nin saklanabileceği çok yer bulunduğu iddiası sağlamlaşıyor. Bölge halkı Nessie’nin yüzyıllardır yaşadığı gölü avucunun içi gibi bildiğine ve saklanıp kaçacak kadar akıllı olduğuna inanıyor. Nessie’yi gördüğünü söyleyenler, canavarı yılan kafalı ve kuyruklu bir yaratık olarak tasvir ediyorlar. Kocaman, kırmızı bir ağzı olan canavarın kafasından antenler ya da boynuzlar bulunduğunu söylüyorlar. Kimi bilimciler bölgede bir canavarın değil de, biraz irice, yılan benzeri ilkel bir balina türünün, zeuglodon’un yaşayabileceğini kabul ediyorlar. Nessie’nin fotoğrafını çektiğini de iddia edenler var ama 1934’te çekildiği iddia edilen ünlü fotoğrafın sahte olduğu sonradan kanıtlandı.
EFSANE DEVAM EDİYOR Ağustos 2003 yılında BBC tarafından görevlendirilen bir ekip Loch Ness’te sonar araştırması yaptı. Araştırmaların sonucunda gölde o boyutta bir yaratığın kesinlikle yaşamadığı ortaya kondu. Ancak, anlatılan efsanelerde sözü geçen yaratığın eski zamanlarda yaşayan ve şimdi soyu tükenen bir deniz canlısı olabileceği de belirtildi. Ama kim ne derse desin Loch Ness halkı sevgili Nessie’lerinin varlığına inanmayı sürdürüyor. O, Ness’in bir simgesi. Canavar olsun olmasın, ziyarete değecek güzellikte topraklarda efsanelerin ardı arkası kesilmiyor. Ve Nessie, bir halkın gönlünde, ilginç bir söylence olarak ölümsüzlüğe ulaşıyor...
|