|
|
 |
« : 14 Haziran 2008, 19:37:23 » |
|
Ağırlık : Deve yükü. Ağlayıp oturmak : Sürekli ağlamak Alan : Ova ,açık arazi Alık : Elbise, çamaşır. Anarı : İtibaren. Anıtmak : Boş boş bakıp durmak. Asak : Topal. Aşşüyüz : Aşağı. Ayen : Amanın Bacı : Kardeş. (Kadınların erkeklere hitabı) Becene : Issız. Begiremek : Ses çıkartmak. Beri gelmek : Yaklaşmak Bıyıtmak : Soğuktan elini ayağını ovuşturmak. Bicecik : Bir tane. Bicik : Göğüs. Bidi : Deve yavrusu. Bişşek : Yayık tokmağı. Biyana : Amca karısı. Bocut : Su dökülen kap. Sürahi. Bolamat : Geniş. Böcü : Böcek. Böğrek : Böbrek Böysü : Örümcek Buba : Baba Bundan kerim : Bundan sonra Bük : Sapa. Cebel : Issız yer Cere : Topraktan yapılan çömlek. Cılır : Başa takılan gümüş takı. Cıllı : Oyun bozan. Cıncık : Cam parçası. Cice : Kız kardeş Cimbit : Cımbız. Cindarı : Patlatılmak için ekilen mısır Comak : Kulaksız keçi. Congalaz : Çocukları korkutmak için yaratılan hayalet. Coplak : Çukur. Cum : Kayıp. Curculuk : Tamamen ıslanmak. Cülük : Civciv. Çağıl : Taş yığını Çalkama : Ayran. Çalma : Yazma Çanak : Tabak Çapalamak : Ağacın dibini kazmak Çebiç : Oğlağın büyüğü. Çendiriğ : Derme çatma çadır. Çenileme : Köpeğin ürümesi. Çepel : Bulaşık. Çetik : Çekirge. Çevt : Pelit ağacının kabuklu meyvesi. Çıgırmak : Bağırmak Çığılım : Feryat Çıkı : 1.Bohça 2.İçine azık konulan bez Çıkla : Sadece. Çılgıç : Bulaşık vb. karıştırmak için kullanılan ucu çatal değnek. Çılık : 1.Tohumu olgunlaştığında yenilen bitki 2.Melengiç Çını : Biraz, az. Çimmek : Banyo yapmak. Çingil : Bakraç. Çomça : Kepçe. Çorpadanak : Aniden düşmek. Çörtlen : Oluk, dam oluğu. Çulfalık : Dokuma tezgahı Dahın : Düğünlerde dikilen bayrak sırığı. Dalamak : Isırmak Dam : Ev Davar : Keçi sürüsü Dayalı : Dert, illet. Defnetmek : Gömmek Değ : Yük. Deke : Erkek keçi. Deliğız : Küçük kepçe. Denef : Çadır yanları. Dığ : Koyuver. Dıldırmak : Üstüne vazife olmadığı halde, ev ev, mahalle mahalle dolaşmak. Dolama : Çulfalıkta yünden örme dokuma, bezden yapılan fistan. Dombolama : Devenin koşması. Döl : Erkek çocuk. Dumağı : Grip. Düden : Sulak yer. Edik : Çizme. Elcek : Eldiven Ellik : Sert cisimlerden yapılan parmak koruyucusu. Emlik : Kuzu. Emmi : Amca Erkeç : Anaç. Evlek : Yaklaşık beş yüz metre karelik arsa. Eyce : Çok Eyeği : Kaburga kemiği. Ferik : Yumurtlayan tavuk. Fıdakı : İnce uzun çubuk. Fıştırmak : Atmak. Findirek : Kıl ipten yapılan bir çeşit sapan. Fingirdemek : Gülmek. Fistan : Uzun kumaş elbise Galabağ : Mantar. Galaklamak : Bir yerden ayağı kayıp düşeyazmak. Galan : Artık Gaşşık : Kaşık. Gatıran : Çam türünden bir ağaç Gayrı : Bundan böyle Geleni : Sarnıçlara su akıtılan ark. Gelik : Gelmiş Gelinaba : Amca karısı. Gepirdeşmek : Koşarak gürültü çıkarmak Gıcırım. : Heyecan. Gıfıltı : Heyecanlı heyecanlı dolaşmak. Gığdime : Ses çıkartmak. Gındırmak : Kapıyı, pencereyi, tencere kapağı vb. hafifçe aralamak. Gıngılık : Dalların en uç kısmı. Gışlen : Kış mevsiminin geçirildiği yer, kışlak. Gıyas : Bilezik. Goca : Yaşlı erkek. Goçmar : Kertenkele türünden bir sürüngen Gora : Anahtar, kilit. Gorcak : Ateşli kül. Gorna : Çeşme Goru : Orman Goyak : 1. Çukur yer, 2. Düz arazi. Göğümavış : Baykuş. Gölük : At. Görpe : Koyun yavrusu, kuzu. Göynek : Atlet Gubur : Ağacın ezilmiş yaprağı. Gullep : Menteşe. Gulun : Tay. Guz, Kuz : Dağın, arazinin güneş almayan yeri. Güdük : Kısa Güdük : Gömlek. Haranı : Tencere. Hasbi : Esasen. Hatap : Deve semerini (hamut) oluşturan tahta çatı. Hedebi : Kilim. Heye : Evet Hırlı : Namuslu Hırtıbüğü tükenmek : Nefes nefese kalmak. Hindi : Şimdi Hora : Şurası. Horda : Orda Huğ, Hu : Kargı ve ot ile yapılan barınak. Hübük : 1.Uç 2.Kenar Hüd : Hep. Hüddüğ : Islık. Hülülük : Nefes Borusu. Istar : Dokuma tezgâhı. İhinaka : İşte şurada. İlan : Yılan İntizam :1.Düzenleme 2.Düzeltme İntizar : Beddua İrin : Yarada toplanan pislik İşlik : Gömlek, iç giyisi. İteği : Sofra. İyal : Aile. Kaklık : Kaya aralarında su biriken çukur. Kel : Küçük Kelete : Baran, bir parça arazi.Küçük çukur. Kenger : Akdeniz bölgesinde yetişen dikenli bir bitki Kepi : Çivi. Kerevet : Sedir Kestel : Kıldan yapılan ince ip. Keş : Yağsız peynir. Kevgi : Su kabağından su kabı. Key : Sınır, tam kenar. Kır : Kulağı beyaz işaretli keçi. Kıvratmak : Örmek. Kirtmek : İlmik atmak. Könte : Bıçak. Kösülmek : Bir yere boylu boyuna uzanmak. Köş : Dur. (Develer için kullanılır) Köşşek : Deve Yavrusu. Köynek, Göynek : Gömlek. Kulplu : İri çuval. Kuşak : Kemer. Küpül : Dokuma savan. Kürü, Kırı : Sıpa. Larpada, Harpada : Birdenbire. Malamat : Berbat. Mertek : Eski evlerin üstündeki silindir biçimindeki ağaç Mıccırık : Sulu çamur. Miltan : Gömlek Ney : Efendim Neytan : Ne yapıyorsun Oba : Yabancı Ossahat : O anda, o saat, hemen. Oşayıcı : Abartılı hareket eden. Örtme : Üstü kapalı, önü ve yanları açık, evin girişi. Öte : İleri Öte beri : Eşya Öveç : Damızlık. Palan : Semer Palaz : 1.Keklik yavrusu. 2. Kıldan kalın örgü çadır. Peşgır : Havlu Saplı : Büyük çomça Seğitmek : Koşmak Seki : Yer Seyil : Sahil Seyil, Sehil : Sahil, kışlanan yer. Sındı : Makas. Sırça : Kavanoz. Sinnağ : Küçük baş hayvanların tırnağı. Sitil : Çingil, bakraç. Soyka : Kötü, bed. Söven : Avlu kenarına dikilen kazık. Suğluk : Ağaç saplı büyük bıçak. Sulundurmak : Asmak. Süsmek : Hayvanların boynuzlarıyla saldırması. Şaybalak : Sakar. Şırınga : Enjektör Şipitik : Terlik. Şişek : Bir yaşında dişi koyun. Tahra : Nacak. Takdelen : Ağaçkakan kuşu. Tanımak : Bakmak Tavsır : Fotoğraf. Tey : Asma dalı Teynaka : İşte orda Teynemek, Deynemek : Dikkatlice bakmak. Tınsırmak : Hapşırmak. Tıpılamak : Ölmek. Tırın : Derme çatma ev Tiremek : Ayakta tutmaya çalışmak. Tirkemek : Bir şeyi art arda veya üst üste sıralamak. Tomşurmak : Küsmek, surat asmak. Tosgaba : Kaplumbağa Tuluk : Deri yayık. Tumarsak : Bir şeyi lazım olur düşüncesiyle saklayan kişi. Tumulmak : Suya dalmak. Uşak : Çocuk Yitirmek : Kaybetmek Yoş : Akşam karanlığının çökmesi Yörümek : Yürümek. Yukarıyüz : Yukarı Yumak : Yıkamak. Zenek : Aksi, salak. Zeroş : Sarhoş. Zerzeve : Eşek yavrusu, sıpa. Zey : Köşe Zıbbata : Pat diye, aniden. Zıpıt : İyice doldurmak, iyice dövmek. Zompurzop :Topluca, istenmeyerek.
|