Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Gönderen Konu: Hinduizm    (Okunma Sayısı 45 defa)
 
ADMINISTRATOR
*


Rep Gücü: 24
Rep Puanı: 764



Ruh Halim:
Offline Offline
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5981
Üye No: 400
Nerden:
Üye Bilgileri: Üyelik Bilgileri
Web Sitesi: WWW
§µ§l{µñĿµĜµм ă§ăĿĕ†ĩмďĕñďĩř!
 
« : 24 Mart 2008, 05:27:32 »


Hindu Swastika

Hinduizm ((सनातन धर्म; aynı zamanda Sanātana Dharma - सनातन धर्म, ve Vaidika-Dharma - वैदिक धर्म diye de bilinir) çok kapsamlı ve geniş bir dindir. Adını aldığı üzere, genelde Hindistan ve çevresinde inanılır.
Hinduizm'de en önemli ilke dharmadır. Dharma, insanların sosyal ve dini konumlarının gereği davranış biçimlerinden dini uygulama tarzlarına kadar uzanan prensipler bütününe işaret eden bir kavramdır. En üstte bulunan Realite'ye tapar ve bütün insanların gerçeği fark edeceğini belirtir. Ebedi bir cehennem ve lanetlenme diye bir şey yoktur. Tüm görünümleri biricik kaynağın açılımları kabul eden Monist perspektiften, ikililiğe Düalizm, ortadoğu dinlerindeki gibi yüce bir Tanrı'ya dayalı deizmden, çok tanrıcılığa bütün ruhsal yolları kabul eder.
Her varlık kendi yolunu seçmekte özgürdür; bunu ister duayla, ister inzivayla, ister meditasyonla yapar, isterse fedakârca davranışlarla. Tapınaklarda tapınmaya, kutsal metinlere ve guru disiplini geleneğine önem verir. Dinsel bayramlar, haç, kutsal ilahiler ve evlerde tapınak uygulanan geleneklerdir.
Hindu yolunu sevgi, şiddetten kaçınma, iyi davranışlar ve doğruluk yasası tanımlar. Bütün karmalar temizlenene, Tanrı fark edilene kadar her varlık yeniden bedenlenir. Muhteşem kutsal tapınakların, Hindu evindeki huzur dolu dindarlığın, metafizik ve yoga bilimin önemi büyüktür.
Hinduizm mistik bir dindir. Bu dinde olan kişiyi iç varlığındaki Gerçeği kişisel olarak tecrübe etmeye, sonunda insan ile Tanrı'nın bir olduğu şuurun zirvesine ulaşmaya teşvik eder. Hinduizm, dünyanın en eski dinidir. Başlangıcı belli değildir ve kayıtlı tarihten öncesine kadar uzanır.(Hinduizm, M.Ö. 1500'lerde Veda'ların yazıya geçirilmesinden çok daha önce de mevcuttu M.Ö. 3000 yıllarında Pre-Harappa ve Harappa dönemlerinde İndus uygarlığının dini idi bu yıllardan kalma çeşitli Şiva kalıntıları bulunmuştur). Belli bir kurucusu yoktur.

Kutsal metinleri
Hindu kutsal metinleri öncelikle Şruti ve Smriti olarak iki kategoriye ayrılır. Şruti Sanskritçede "işitilen şey" anlamına gelmektedir. Şruti'nin belli bir yazarı bulunmamakta, kutsal kişilere (Rişiler)iletilen ilahi kayıtlar olduğuna inanılmaktadır. Vedalar, Upanişadlar ve Mahabarata destanının bir bölümü olan Bhagavad Gita Şruti kategorisi içerisindedir.
Smriti ise Sanskritçede "hatırlanan/korunmaya değer şey" anlamına gelmektedir. Dindeki otoriteleri Şruti'den sonra gelir.
Smriti'nin alt kategorileri şunlardır:

    * Dharma Şastra (Kurallar, kanunlar)
    * Mahakavyalar (Destanlar; Mahabarata ve Ramayana destanlarınını içerir)
    * Puranalar (Masallar veya Yazmalar)
    * Sutralar (Atasözleri veya aforizmalar)
    * Agamalar (Mantralar, Tantralar ve Yantraları içeren felsefeler)
    * Dyasanalar (Vedantayı da içeren felsefeler)

Onsekiz Ana Smriti'nin İsimleri:

    * Manu Smriti
    * Yajnavalkya Smriti
    * Parasara Smriti
    * Vishnu Smriti
    * Daksha Smriti
    * Samvarta Smriti
    * Vyasa Smriti
    * Harita Smriti
    * Satatapa Smriti
    * Vasishtha Smriti
    * Yama Smriti
    * Apastamba Smriti
    * Gautama Smriti
    * Devala Smriti
    * Sankha-Likhita Smriti
    * Usana Smriti
    * Atri Smriti
    * Saunaka Smriti

Mezhepleri

    * Şaivizm
    * Şaktizm
    * Vişnaizm
    * Smartizm

Hint dinlerindeki gelişmeler sonucu Hinduizm adını alan din, Brahmanların hakimiyet sağladıkları dönemde ise Brahmanizm terimi ile ifade edilmiştir. Günümüzde Hinduizm ve Brahmanizm terimlerinin bir biri yerine kullanıldığı bilinmektedir. Yaygın bir anlayışa göre Hinduizm ve Brahmanizm terimleriyle, en eski Vedalar döneminden günümüze ulaşmış bulunan Hintlilerin inanç, düşünüş, his ve hayat tarzları kastedilmektedir. Hint yarımadasındaki halkın çoğunun dini inanç ve geleneklerini ifade ettiği için Hinduizm terimini kullanmaktadır. Hindular ise dinlerini "Sanatana Dharma" yani ezeli ve ebedi din veya baki din diye adlandırırlar. Bu dine mensup kişilere de "sanatani" yani baki denir.
Tarihi kayıtlardan elde edilen bilgilere göre takriben M.Ö. 1500 yılları civarında Doğu Avrupa'dan gelen Aryalar, Hindistan'ı ele geçirirler. İki farklı halkın bir biriyle karışması sonucu dini inanç ve geleneklerde bir birine karışmıştır. Kökü yüzyıllar öncesine kadar uzanan bu karışım sonucu bugünkü Hinduizm ortaya çıkmıştır.Aryan istilası görüşüne katılmayan pek çok batılı araştırmacı ve bilim adamı da bulunmaktadır.Bu iki ırkın karışımından meydana gelen bu gelişme beş devreye ayrılır.

    * Vedalar dönemi
    * Upanişadlar dönemi
    * Klasik dönem
    * Ortaçağ 'daki ilahiyat, felsefe gelişme dönemi
    * Modern dönem

Hinduizm, yaklaşık dünya nüfusunun %12'sini oluşturur. Hinduizmin tespit edilebilmiş belli bir kurucusu bilinmediği gibi kendine özgü bir inanç sistemi ve kitabı da yoktur. Hinduizmin temelinde Brahma (Mutlak Varlık) inancı yatmaktadır. Bu husustaki geniş bilgiyi Hinduizmin Kutsal Metinleri olan Veda'larla Brahmana'larda bulmak mümkündür.
Hinduizm sınırsız bir vatan sevgisi ve bağlılık duygusu kavramları üzerine kurulmuş toplumsal ve siyasi olguların bir özel görüntüsüdür. Hinduizmin bir ilk lideri temel tebliği bildiren bir ilk kurucusu olmadığı için bir anlamda kurucularının kalabalık olduğunu söyleyebiliriz.

Vişnaizm
Vişnavitler (Vişnu mezhebi mensupları) Vişnu'yu en yüce Tanrı diğer Tanrıları ise ikincil olarak görürler. Gerekçeleri ise Vişnavitlerin Bhagavad Gita'da "Kulun ibadet ettiği uluhiyet veya form ne olursa olsun arzularını ben karşılarım." (Gita:7:21-22)
Bu dinin M.Ö. 5. ya da 6. yüzyılda ortaya çıktığı sanılmaktadır. Tüm Hindu dinlerinin içinde ikinci en genç olanıdır. M. Kutsal Kitapları, Bhagavad Gita(Mö 300), Srimad Bhagavatam, Ramayana, Mahabharatta, Veda'lar ayrıca 12 temel upanishad ve bunlardan başka 13 Vaishnava upanishadı.Vaishnava dininin mezheplerinden alt kollarından olan Hare Krishna tarikatı 108 upanishadı da kabul ettiğini söyler.
Felsefeleri; Avatar yani Tanrı'nın dünyaya bedenlenerek gelmesi inancı vardır. İslam, Hristiyanlık, Musevilik inancına en yakın dindir. İnsan ile Tanrı olan Vişnu (veya Krişna ya da rama) arasında fark vardır. Mokşa yani kurtuluş demek Krişna'nın cennetinde süresiz kalmak manasına gelmektedir[kaynak belirtilmeli]. Tanrı ile bir olmak/aynı olmak inancı Vaishnavism dininde vardır yalnız kişi Tanrı'da tamamen yok olmaz, kendi ruhsal özellikleri Tanrı'nın ruhuyla tamamen karışmaz denize atılan taş gibi Tanrısal bilinçle kaplanır ancak özü ayrı kalır bu anlamda Tanrı ile ruhlar tamamen ayrıdır ve ayrı kalacaktır. Doğum ölüm zincirinden kurtulan onun mekanında yaşamaya gidecektir. İnsan Tanrı özüne sahiptir, ilahidir, ama "Tanrı" değildir ve evren Brahman'ın tezahürüdür ama "aynısı" değildir.Yarı Tanrılar da Brahman'ın(Krişna) tezahürü değildir ama onun tarafından yaratılmışlardır. Birkaç Vişnu mezhebine göre madde gerçektir yanılsama değidir.
Tek tanrılı bir dindir. Tek bir "Tanrı" vardır, o da Krişna'dır (Vişnu'nun avatarı). Bundan başka bir de "üstün melekler" veya Tanrı'nın hizmetçileri olan varlıklar vardır bunlara "yarı Tanrı" denir. Brahma ve Şiva bazı Vaishnava mezheplerince Vişnu'nun tezahürleri olarak görülürken bazılarınca Vişnu'dan sonraki en önemli 2 "Tanrı'ya yakın güçte yarı-Tanrı" olarak görülür. En önemli amaç Tanrı'ya ibadet etmektir. İman birinci plandadır. Mistik bilgi ve yoga uygulamaları ikinci plandadır.

Şaivizm
Şaivizm'de Vişnu ve Brahma, Şiva'nın tezahürleri olarak görülürler. Şivitlerin dünya üzerindeki en kutsal kabul ettikleri manastır Nepal'in başkenti Katmandu'nun doğusundaki Bagmati nehrinin kenarındaki Paşupatinat Manastırıdır. Şaivitler hem monistik hem de düalistik felsefeleri izlerler.
En eski Hindu dinidir. Ayrıca Hindistan'ın M.Ö. 1500 lerde Aryan işgalinden önceki diniydi. Çok eski ve köklü bir uygarlık olan(M.Ö. 3000) İndüs uygarlığının (veya Harappa) 2 dininden biriydi. Öyle ki bu uygarlıktan kalan Şiva şekilleri/biçimleri Şiva'ya ait diğer kalıntılar ortaya çıkarılmıştır. En mistik Hindu dinidir. Dravid/Sudric ırkına aittir.
Kutsal kitapları; Şiva Agamaları (en eski Saivism metinleri), Tirumantiram, Şiva puranları, Vaishnava upanişadları hariç diğer upanishadlar (95 upanishad).Şiva mezhepleri bunlara ilaveten Vedalar'ı (Rig, Atharva, Yajur, Sema) da kabul eder. Lingayat hariç bütün Şivacı mezhepler Vedalar'ı kabul etmektedir, Lingayat mezhebi, Budizm gibi Hinduizm'den ayrılıp ayrı bir kimlik kazanmıştır.Şivacılığının bunlara ilaveten kendine has kutsal kitapları da vardır.
Felsefeleri; Avatar yani Tanrı'nın bedenlenmesi inancı yoktur. Onlara göre Tanrı bedenlenmez. Panenteist bir dindir, her şey Brahman'dır. İnsanlar da aslında öz olarak Tanrı'dır. Her şey Brahman'ın (Şiva) tezahürüdür. Bütün yarı tanrı denen varlıklar Brahman'nın tezahürleridir. Aryan işgalinden sonra Krişna da Saivism taraftarlarınca milyonlarca yarı tanrıdan sadece biri olarak kabul edilmiştir. Mokşa yani kurtuluş demek, insanın özünün/ruhunun bir yağmur damlasının okyanusa karışıp onunla tamamen bir olması gibi sonsuz brahman'a (Şiva) karışarak onunla bir olması demektir. Tanrı ile insanın ruhu birdir (okyanus- su damlası örneği). Her şey Tanrı'nın parçasıdır da denebilir. Şeytana tapma olgusu da vardır (Şeytan kavramı İslam ya da Hristiyanık inancındakine benzemez daha çok yok edici ve "kötü" varlıklardır).
Yoga, tapas uygulamaları, mistik bilgi ve amel birinci planda, iman ikinci plandadır.Asıl amaç Tanrı'nın üstün ve gizemli özünün ve insanın ruhunun aslında onunla bir olduğunun farkına varmak deneyimlemek ve cehaletten kurtulmaktır.

Şaktizm
Şaktalar çeşitli biçimler altında Şakti (veya Devi)'ye tapınırlar. Şaktizm Vedanta, Tantra, Samkhya felsefeleriyle ilişkilidir ve zengin bir Bhakti Yoga geleneği de bulunmaktadır.
Saivism ile beraber en eski Hindu dinidir. Bu da aynı Saivism gibi, M.Ö. 3000 yıllarında İndüs Uygarlığı'nın (ve Harappa) diniydi. O yıllarda Saivism ile iki "rakip" din oldukları tahmin edilmektedir. Saivism gibi Dravid ırkının bir dinidir. Ancak 4. yüzyıl ve 7. yüzyıl arasında biraz değiştiği bugünkü durumuna geldiği tahmin edilmektedir.
Kutsal Kitapları, Devi Gita, Tantras veya Shakta Agamas (En eski shaktism metinleri), Shakta Puranas, Çandi Patha, Vaishnava upanishadları hariç 95 upanishad. Bununla beraber Aryan işgali sonrası Vedalar'da bu din mensuplarına benimsetilmiştir.
Felsefelerinde tanrıça tapınımı vardır. Tanrıça dünyada beden alabilir yani avatar inancı vardır. Bu da Saivism gibi panenteist bir dindir. Her şey Brahman'dır. İnsanlar da aslında öz olarak Tanrıça'dır. Her şey brahman'ın (Shakta) tezahürüdür. Bütün yarı tanrı denen varlıklar Brahman'nın tezahürleridir. Aryan işgalinden sonra Krişna da Shakta taraftarlarınca milyonlarca yarı tanrıdan sadece biri olarak kabul edilmiştir. Mokşa yani kurtuluş demek, insanın özünün/ruhunun bir yağmur damlasının okyanusa karışıp onunla tamamen bir olması gibi sonsuz brahman'a (Shakta) karışarak onunla bir olması demektir. Tanrıça ile insanın ruhu birdir. (okyanus- su damlası örneği) Her şey Tanrıça'nın parçasıdır da denebilir. Şeytana tapma olgusu da vardır. Saivism den farklı olarak büyücülük uygulamaları ön plandadır.Pagan bir din sayılabilir. Paganizm ile en çok yakınlık gösteren Hindu dinidir. Doğaya, ağaçlara, böceklere, hayvanlara, gök cisimlerine de tapılır.
Bu inançta hem mistik bilgi ve yoga hem de iman eşit ağırlıktadır.

Smartizm
Smartalar tüm tezahürlerin Brahman'dan ortaya çıktığını kabul ederek Advaita (ikiliksizlik) felsefesini izlerler. Kişisel Tanrılar Brahman'ın farklı isimlerdeki görünümleridir. Smarta perspektifi Batı'daki hakim Hinduizm algısıdır. Neo Hinduizm de denir.
Kutsal Kitapları, Ashtavakra Gita, 15 upanishad, puranas, Bhagavad Gita, Yoga sutras. Felsefeleri, İnsan Tanrı'dır. Gördüğümüz her şey aslında bir yanılsamadan ibarettir. Madde kesinlikle gerçek değildir, yanılsamadır. Advaita vedanta düşüncesinin en ağır olduğu Hindu dinidir. İnsanın ruhu ile Tanrı'nın ruhu birdir. En "modern" Hindu dini denebilir. Mokşa kavramı Saivism dekine benzerdir. Tamamen "tekçi" dir,ikilik yoktur her şey aslında birdir.
Bu dinde mistik bilgi ve yoga uygulamaları tamamen ön plandadır. Tanrı/Tanrıça tapınımı hemen hemen "yok" denecek kadar azdır. İmanın değil mistik bilginin önemi vardır. En liberal Hindu dinidir.
Logged

DüshLerimde pusLu ßir intikam biLeklerimde ßayat ßir intahar øySa öLünücek ßirseyh yokmush Sen gidince ya$anacak ßir$ey øLmadığı kadar..
 
ADMINISTRATOR
*


Rep Gücü: 24
Rep Puanı: 764



Ruh Halim:
Offline Offline
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5981
Üye No: 400
Nerden:
Üye Bilgileri: Üyelik Bilgileri
Web Sitesi: WWW
§µ§l{µñĿµĜµм ă§ăĿĕ†ĩмďĕñďĩř!
 
« Yanıtla #1 : 24 Mart 2008, 05:29:28 »

Hindu Dini
Hindistan nüfusunun yüzde 80’i olan 600 milyon kişinin kabullendiği Hinduizm, bu ülkedeki en yaygın dindir. Hindistan’dan başka Nepal’de ve Endonezya’nın bir bölümünde de izlenmesi nedeniyle Hinduizm, Asya’nın en büyük dini niteliğindedir.

Tarihte, İndüs ırmağı çevresinde gelişen uygarlığın Hinduizm’e çok benzeyen bir din geliştirdiği bilinmektedir. Bu din, daha sonra güneydeki Dravidyanlar ile kuzey Hindistan’ı işgal eden Aryan’ların birleşmesiyle Hinduizm’e dönüşmüştür. M.Ö. 1000 yıllarında Veda’ların yazılmasıyla bu dinin ilk yazılı kaynakları ortaya çıkmıştır. Hinduizm’in günümüzdeki önemli kitapları: Krishna’yı anlatan Bhagavad Giita bölümüyle ünlü Mahabharata Destanı, Rama’nın hikâyesini anlatan Ramayana Destanı, Veda’lar, Upanishad’lar ve Purana’lardır.

Hinduizmin temel inanışına göre insanlar, bir seri enkarnasyon yolu ile dünyaya birçok kez gelip gider. Bu geliş gidişlerin sonunda “yeniden doğma” zincirinin kırılması ile “moksha” -özgürlük- seviyesine ulaşılır. Her yeniden doğuşla bu ebedi sona biraz daha yaklaşılır, burada belirleyici faktör; sebep ve sonuç yasasını oluşturan “karma”dır. Yaşam boyunca yapacağınız kötü davranışlar kötü karma oluşturmanıza, sonuçta da aşağı bir beden almanıza sebep olacaktır. Aksine, bu yaşamınızdaki iyi davranışlarınız iyi bir karma oluşturarak bir sonraki yaşamınızda tekrar doğma zincirinden kurtulmanızı ve özgür kalmanızı sağlayabilir.

Hinduzm’de Dharma adı verilen doğa yasaları, yaşamın sosyal, ahlaki ve ruhsal uyumunu gösterir. Üç tip Dharma vardır. Birincisi tüm evren ile ilgili evrensel uyumu belirler. İkincisi kastları ve kastlar arası ilişkileri anlatır. Üçüncüsü ise bireyin uygulaması gereken ahlakî kuralları oluşturur.
Hindu dininde üç temel uygulama vardır. Puja denilen ibadet biçimi, ölülerin yakılması ve kast sisteminin yasa ve kuralları. Toplumsal yaşamda dört temel kast ve bunların altında yüzlerce alt sınıf bulunur. Bütün alt gruplar kendilerine özgü tanrı, tanrıça, ve putlara ibadet ederler. Batılıların Hindu dinini anlamakta karşılaştıkları en büyük güçlük, bu kadar çok sayıda tanrıyı ve kutsal varlığı sınıflandırmaktır. Bunu kolaylaştırmak için bütün farklı tanrıların, ana tanrının çeşitli durumlarda yeniden biçimlenen farklı ifadeleri olduğu düşünülebilir. En üstün gücü sembolize eden, her şeye gücü yeten ve her zaman var olan yüce Tanrı; Brahma’dır. Brahma’nın üç fiziksel ifadesi vardır. Bu ifadelere göre; Brahma - yaratıcı, Vişnu - koruyucu ve Şiva - yokedici ve yeniden yaratıcıdır. Brahma’nın her yeri görme özelliği nedeniyle dört yöne bakan dört kafası vardır. Dört Veda’nın bu dört ağızdan yayıldığına inanılır.

Tanrılar, ayrıca bazı hayvanlarla birlikte gösterilir, bu hayvan, o tanrının kullandığı araçtır. Her tanrı, elinde bir de sembol taşır. Bu sembole ve araca bakarak tanrının hangi konu ile ilgilendiği anlaşılabilir.

Brahma’nın temel enkarnasyonlarından birisi, öğrenme tanrıçası olan Sarasvati’dir. Bir kuğu üzerinde ve elinde vina adlı bir müzik aleti ile birlikte gösterilir.
[Resim]
Sarasvati

'Koruyucu' olan Vişnu, yeryüzüne enkarne olduğunda aldığı biçimlerden biriyle gösterilir. Vişnu, yeryüzüne dokuz kez gelmiştir. Onuncu bedenlenişinde Kalki isminde ve at üstünde geleceğine inanılmaktadır. Eski enkarnasyonlarında çeşitli hayvan bedenlerinde ya da Narsingh ismiyle bilinen yarı aslan - yarı insan şeklinde biçimlenmişti. Ramayana destanına göre yedinci enkarnasyonunda, ideal insanın ve bir kahramanın olması gereken şeklini gösteren Rama şeklinde belirdi. Rama, aynı zamanda Hanuman gibi ikincil derecedeki tanrıları da oluşturdu. Günümüzde Hanuman, uğur getirici özelliğiyle çok popüler tanrılardan birisidir.




Vişnu, sekizinci ziyaretinde bir köylü olarak doğup büyüyen Krshna şeklinde enkarne olduğu için çalışan sınıfların en çok sevdiği tanrı olmuştur. Krshna, eşleri Radha, Rukmani ve Satyabhama ile çok iyi tanınır. Resimlerde mavi bir ten renginde ve flüt çalarken gösterilir. Vişnu’nun dokuzuncu ve son enkarnasyonu Buda olmuştur. Bu kabul, Budist’leri Hindu’ların etkisi altına almaya yönelik bir taktik olarak da yorumlanmaktadır.


Vişnu, Vişnu olarak gösterildiğinde sarmal şekilde oturmuş bir yılanın üzerinde bulunur; elinde deniz kabuğundan yapılma bir düdükle metal bir disk tutmaktadır. Vishnu’nun kullandığı araç, yarı insan yarı kartal olan Garuda’dır. Vishnu’nun karısı denizden gelen ve varlık ve zenginliğin tanrıçası olan güzel Laksmi’dir. Laksmi, son zamanlarda para tanrısı olarak isimlendirilmeye başlanmıştır.


Şiva’nın yaratıcı rolü, erkek cinsel organı şeklinde gösterilen “lingam” ile sembolize edilir ve buna ibadet edilir. Şiva, öküz Nandi’yi araç olarak kullanır. Nandi’nin karışık saçları Ganj nehrinde yaşayan Ganga isimli tanrıçayı taşır. Şiva, hayatı boyunca Himalaya’larda yaşamış ve esrar kullanmıştır. İki kaşının arasında üçüncü bir göz taşır, bu nedenle üç çatallı bir mızrak ile birlikte sembolize edilir. Şiva, aynı zamanda dansçı Nataraja olarak da bilinir. Nataraja kozmik dansı ile bütün evreni titreştirmektedir.


Şiva’nın eşi, güzel Parvati’dir. Parvati, Durga şekline girdiğinde karanlık bir görünüm alır. Bu rolde iken on tane koluyla çeşitli silahlar tutar ve bir kaplana biner. Şiva’nın yokedici kişiliğini gösteren Kali ise tanrıçaların en vahşisidir, insanlardan kurbanlar ister, belindeki kemerde kafatasları asılıdır.
Şiva ve Parvati’nin iki çocukları vardır: Birinci çocukları olan Ganeş fil başlı tanrıdır. Ganeş, varlığın ve bilgeliğin tanrısıdır ve bütün tanrılar içinde en çok bilinenidir. Baba Şiva, uzun bir yolculuktan döndükten sonra karısının yanında ilk kez gördüğü Ganeş’in kendi oğlu olduğuna inanmamış ve kafasını kesivermiştir. Karısı Şiva’ya oğlunu yaşatması için baskı yapınca Şiva, Ganeşh’in ormanda karşılaşacağı ilk canlının kafasını alırsa yaşayacağını söylemiştir. Böylece Ganeş ormanda ilk karşılaştığı hayvan olan filin kafasını almıştır. Ganeş’in kullandığı araç ise bir faredir! Şiva ve Parvati’nin öbür çocukları, savaş tanrısı olan Kartikkaya’dır.


Kayıp tanrı ve tanrıçalar ortaya çıktıkça sınıflandırma yapmak iyice zorlaşmaktadır. Bu kadar çok tanrı için pek çok da tapınak yapılması gerekmektedir. Birçok Hindunun genelde Vaişnavit (Vişnu’yu izleyen) veya Şivait (Şiva’yı izleyen) olduğu söylenebilir. Kutsal inek bütün Hindular için dokunulmazlığı olan bir hayvandır.


Hindu dinine sonradan geçmek mümkün değildir. Yani Hindu olabilmek için Hindu anne ve babadan doğmak gerekmektedir. Günümüzde Hinduizm, batılı hayranlarını eli boş çevirmemek için Guru’lar ihraç etmeye başlamıştır. Bir Guru, sadece bir öğretmen veya ruhsal rehber değildir. O, yolunu izleyecek olan öğrencilere kendi kişiliğini örnek olarak gösterir. Ruhsal yolda ilerleyebilmek için öğrencinin bir Guru’ya daima ihtiyacı vardır
Logged

DüshLerimde pusLu ßir intikam biLeklerimde ßayat ßir intahar øySa öLünücek ßirseyh yokmush Sen gidince ya$anacak ßir$ey øLmadığı kadar..
 
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: