Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Gönderen Konu: ÖMER B. HATTAB (ra)    (Okunma Sayısı 32 defa)
 
SECURITY ADMIN
*


Rep Gücü: 32
Rep Puanı: 1237




Ruh Halim:
Offline Offline
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7522
Üye No: 1146
Nerden:
Üye Bilgileri: Üyelik Bilgileri
Mail: E-Posta
METALLICA
 
« : 16 Eylül 2008, 20:28:05 »

ÖMER B. HATTAB (ra)
 
Ikinci Raşid Halife. İslam’ı yeryüzüne yerleştirip, hakim kılmak için Rasûlullah'ın verdigi tevhidî mücadelede O'na en yakın olan sahabelerden biridir. Ömer'in lakabı "Faruk"tur. Faruk, hak ile batılın arasını ayıran demektir.

Doğumu
Ömer (ra), Fil Olayı’ndan on üç sene sonra Mekke'de doğmuştur. Kendisinden nakledilen bir rivayete göre o, Büyük Ficar savaşından dört yıl sonra dünyaya gelmiştir.

Ailesi
Babası, Hattab b. Nüfeyl olup, nesebi Ka'b'da Rasûlullah ile birleşmektedir. Kureyş'in Adiy boyuna mensup olup, annesi, Ebu Cehil'in kardeşi veya amcasının kızı olan Hanteme'dir.

Şemaili
Ömer, uzun boylu, iri cüsseli, beyaz tenli, alnı geniş bıyıkları uzun ve saçları dökük birisiydi. Çocukluğunda deve çobanlığı yapan Ömer, gençliğinde neseb ilmi, silah kullanma gibi Araplarca şerefli işler arasında kabul edilen şeylerle meşgul oluyordu. Ömer aynı zamanda çok iyi bir hatipti.

İslam’dan önceki hayatı
Kaynaklar Hz. Ömer (ra)'in Müslüman olmadan önceki hayatı hakkında fazlaca bir şey söylemezler. Ancak küçüklüğünde, babasına ait sürülere çobanlık ettiği, sonra da ticarete başladığı bilinmektedir. O, Suriye taraflarına giden ticaret kervanlarına iştirak etmekteydi. Cahiliyye döneminde Mekke eşrafı arasında yer almakta olup, Mekke şehir devletinin sifare (elçilik) görevi onun elindeydi. Bir savaş çıkması durumunda karşı tarafa elçi olarak Ömer gönderilir ve dönüşünde onun verdiği bilgi ve görüşlere göre hareket edilirdi. Ayrıca kabileler arasında çıkan anlaşmazlıkların çözümünde etkin rol alır ve verdiği kararlar bağlayıcılık vasfı taşırdı.

İslam’a girmesi
Hz. Muhammed (sav)'i öldürmeye karar veren Ömer, kılıcını kuşanarak, Peygamber’i öldürmek için harekete geçmiş, ancak kız kardeşi ve eniştesinin yeni dine girmiş olduğunu öğrenince önce onların yanına gitmiş ve okudukları Kur'ân âyetlerinden etkilenerek risaletin 6. yılında İslam’ı kabul etmiştir.

Müslüman olduktan sonra sürekli Rasûlullah'ın yanında bulunmuş, O'nu korumak için elinden gelen gayreti göstermiştir.

Hicreti
Medine'ye hicret emrolunduğu zaman Müslümanlar Mekke'den gizlice Medine'ye göç etmeye başladıklarında, Ömer, gizlenme ihtiyacı duymamış, beraberinde yirmi arkadaşı olduğu halde Medine'ye doğru yola çıkmıştı.

İslam’a hizmeti
Ömer (ra), Bedir, Uhud, Hendek, Hayber gibi gazvelerin hepsine ve çok sayıda seriyyeye katılmış, bunların bazısında komutan olarak görev yapmıştır.

Rasûlullah'ın vefatının hemen peşinden ortaya çıkan karışıklığın Hz. Ebû Bekir'in halife seçilmesiyle yok edilmesinde Ömer büyük rol oynamıştır. Hz. Ebû Bekir'in kısa halifelik döneminde en büyük yardımcısı Ömer (ra) olmuştur.

Halifeliği
Hz. Ebû Bekir (ra) vefat edeceğini anladığında, Ömer'i kendisine halef tayin etmeyi düşünmüş ve bu düşüncesini açıklayarak bazı sahabelerle istişarelerde bulunmuştu. Herkes Ömer (ra)'in halife olmasını onaylayınca da ikinci İslam halifesi o olmuştur.

Ömer bir taraftan Suriye'nin fethinin tamamlanması için gayret gösterirken, öte taraftan İran cephesinde netice almak için ordular sevkediyordu. Kadisiye Savaşı'yla İran ordusu hezimete uğratılmıştır. İran’ın bazı bölgeleri savaş ile, bazı bölgeleri de sulh yoluyla İslam'ın hakimiyetine boyun eğdirilmişti. Azerbaycan ve Ermenistan, Horasan'a kadar bütün İran toprakları fethedilen yerler arasındaydı. Mısır ve Kudüs de bu dönemde alındı.

Ömer, devleti teşkilatlandırmaya da çalışıyordu. “Divan" teşkilatını kurdu. Feyden elde edilen gelirlerden verdiği atiyyeleri bir gruplandırmaya tabi tutmuştur. Ömer, yargı (kaza) işlerini bir düzene koymak için valilerden ayrı ve bağımsız çalışan kadılar tayin eden ilk kimsedir. H. XVII'de para bastırarak piyasaya sürdü. Orduları düşman bölgelerine yakın yerlerde bulundurabilmek için ordugâh şehirler tesis etmiştir.

Müslüman olmayan bir köle tarafından hançerlenmiş ve bu olaydan tam 3 gün sonra vefat etmiştir.


Logged


Zümrüt gözlü civa daldı karanlığa
Görenlere lanet niteliğinde olan yeşil taşlar
avını gördü,alçaldı ve yere düşemeden onu parçalarına ayırdı

Gölge çığlık attı,insanı andıran ama insanlığa küfür olan sesiyle
Civa aman vermedi,göğsünü deldi,bir fırtına gibi geçti içinden
Baktı gölgeye,bu kaçıncıydı bu gün diye sordu kendine
Omuz silkti,ne farkeder,daha çok işim var dedi ve daldı karanlığa yine..
.
 
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: