Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Gönderen Konu: ALLAH KORKUSU    (Okunma Sayısı 34 defa)
 
SECURITY ADMIN
*


Rep Gücü: 32
Rep Puanı: 1237




Ruh Halim:
Offline Offline
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7522
Üye No: 1146
Nerden:
Üye Bilgileri: Üyelik Bilgileri
Mail: E-Posta
METALLICA
 
« : 13 Temmuz 2008, 20:19:13 »

ALLAH KORKUSU
imam gazali
Şanı yüce olan Allah buyurur:

"Ey iman edenler, Allah'dan korkun. Herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah'dan korkun. Çünkü Allah, ne yaparsanız hakkıyle haberdardır.. (Haşr Suresi, ayet:18)

Mümin o kimsedir ki,bütün azasıyla Allah'tan korkar. İmam Ebülleys der ki: " Allah korkusunun alameti yedi şeyde belli olur.

1- DİLDE: Allah'tan korkan kimse dilini yalandan, koğuculuktan, başkalarına iftira etmekten ve fuzuli sözler söylemekten men eder. Onu Allah'ı anmak, Kur'an okumak ve ilim müzakere etmekle meşgul bir aza haline getirir.

2- KALPTE: Allah'tan korkan kimse, kalbinde Müslüman kardeşlerine düşmanlık beslemez; Yalan, iftira, haset etme gibi gayri insani duyguları kalbinde bulundurmaz. Çünkü haset, kişinin güzel amellerini mahveder. Allah Resulü buyururlar: " Ateşin odunu yediği gibi, haset de kişinin güzel amellerini yer bitirir.

3- GÖZDE: Allah'tan korkan kimse; gerek yiyecek, gerek içecek ve gerekse giyecek ve başka hususlarda gözünü haramdan korur. Dünyaya hırsla ve her şeyi elde etme gayreti ile değil, ibret nazarıyla bakar. Helal olmayan şeylere bakmaktan sakınır. Allah Resulü buyurur: "Kim gözünü haram şeylerle doldurursa Allah da kıyamet günü onun gözünü ateşle doldurur.

4- MİDEDE: Allah'tan korkan kimse midesine haram lokma koymaz. Çünkü haram lokma yemek günahların en büyüklerinden biridir. Allah Resulü buyurur: "İnsanoğlunun midesine bir lokma haram girdiği zaman, bu lokma midesinde kaldığı sürece yerde gökte melekler ona lanet ederler. Eğer bu haram lokma midesindeyken ölürse,yeri cehennemdir.

5- ELDE: Allah'tan korkan kimse elini harama uzatmaz, bilakis Allah'ın rızasına uygun şeylere uzatır. Kab'dan şöyle bir rivayet vardır: "Allah, yeşil zümrütten bir bina yaratmıştır. Bu binada yetmiş bin daire ve her dairede yetmiş bin oda vardır. İşte buraya ancak kendisine haram bir şey sunulduğu zaman sırf Allah korkusundan onu reddeden kişiler girer.

6- AYAKTA: Allah'tan korkan kimse adımlarını ona isyan yolunda değil; itaat yolunda kullanır. İlim, irfan ve güzel ahlak öğrenmek gayesiyle alimler ve salihler meclisine gider.

7- İTAATTE: Allah'tan korkan kimse sırf Allah rızası için O'na itaat eder. Riyadan, insanlara gösterişten ve ikiyüzlülükten sakınır.

Bir kimsenin altı azasında ve yedinci olarak ibadetinde bu haller varsa, artık o, Allah'ın haklarında:

"Ahiret saadeti ise, Rabbinin yanında, ancak küfür ve günahtan sakınanlara mahsustur." (Zuhruf Suresi, Ayet: 35)

"Şüphesiz ki fenalıklardan sakınanlar, Rablarının kendilerine verdiği sevabı almış olarak cennetlerde, pınarların başlarındadırlar. Çünkü onlar bundan evvel iyi ameller edenlerdi." (Zariyat Suresi, Ayet:15-16)

Mümin olan KORKU ile UMUT arasında olmalıdır. Mümin, Allah'ın rahmetine O'ndan asla ümit kesmemelidir. Şanı Yüce olan Allah buyurur:

"De ki: Ey nefslerine karşı aşırı hareket edenler, Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları affetme kudretine maliktir. Şüphesiz ki O çok affedici, çok esirgeyicidir. (Zümer Suresi, Ayet 53)

MENKIBE

Rivayet edildiğine göre bir ara Hz. Davut -Allah'ın selamı üzerine olsun- Mescidinde oturmuş, Zebur okuyordu. O arada, yerde kızıl bir kurt (böcek) gördü ve kendi kendine şöyle söylendi.

-Allah bu kurdu yaratmakla ne murat etmiş ola ki!..

Hz. Davut'un bu düşüncesi üzerine, Allah kudreti ile kurdu konuşturdu. Böcek şöyle dedi:

-Ey Allah'ın Peygamberi!Allah bana öyle bir ilham verdi ki, gündüzleri her gün bin defa (Allah'ı tesbih ve tenzih ederim, Her türlü övgü ona mahsustur. Kainatta tek tasarruf sahibi O'dur. O yücelerin yücesidir.) derim. Geceleri de her gün bin defa, (Allah'ın peygamberlerin güneşi Hz. Muhammed (SAV)'e ve O'na tabi olanlara selamet ver.) derim. De bakalım ya sen ne söylersin ki senden istifade edeyim.

Bu sözler üzerine Hz. Davut (RA) içinden kurdu hakir gördüğüne pişman oldu. Allah'tan korktu, hatasından döndü ve tevekkül etti.

 Resulullah "sallallahü aleyhi ve sellem" Eshab-ı Kiram'a buyurdular ki, "Sizler öyle bir zamanda vücuda geldiniz ki, emir ve yasakların onda birini terk eyleseniz helak olursunuz. Sizlerden sonra dahi bir güruh (zümre) gelse gerektir ki, emirlerin ve yasakların onda birini yapınca felaketten kurtulurlar."

Allah buyurur ki: "Ben iki korkuyu ve iki korkusuzluğu kulumdan toplamam. Kim benden korkarsa ahirette emin olur, korku yoktur. Kim dünyada benden emin olursa, ahirette onu korkuturum."

Şanı yüce Allah buyurur ki: "Siz onlardan korkmayın; eğer iman etmiş kişilerseniz benden korkun!" (Al-i İmran Suresi, ayet:175'in bir bölümü)


 
   s
 
Logged


Zümrüt gözlü civa daldı karanlığa
Görenlere lanet niteliğinde olan yeşil taşlar
avını gördü,alçaldı ve yere düşemeden onu parçalarına ayırdı

Gölge çığlık attı,insanı andıran ama insanlığa küfür olan sesiyle
Civa aman vermedi,göğsünü deldi,bir fırtına gibi geçti içinden
Baktı gölgeye,bu kaçıncıydı bu gün diye sordu kendine
Omuz silkti,ne farkeder,daha çok işim var dedi ve daldı karanlığa yine..
.
 
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: