Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Gönderen Konu: Yaşlanınca Mars gibi olacağız    (Okunma Sayısı 26 defa)
 
SECURITY ADMIN
*


Rep Gücü: 32
Rep Puanı: 1237




Ruh Halim:
Offline Offline
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7522
Üye No: 1146
Nerden:
Üye Bilgileri: Üyelik Bilgileri
Mail: E-Posta
METALLICA
 
« : 17 Temmuz 2008, 09:41:23 »

Yaşlanınca Mars gibi olacağız





Kızıl Gezegen Mars’ı daha yakından tanımamızı sağlayacak Phoenix uzay aracı gezegenin kuzey kutbuna mükemmel bir iniş yaptı. Phoenix’ten ilk fotoğrafları almaya başlayan bilimadamları Dünya’yı Mars’ın gençliğine benzetiyor

NASA’nın, Mars’ın kuzey kutbunu keşfetmek üzere 2007’de uzaya fırlattığı Phoenix (Anka Kuşu) uzay aracı, gezegenin yüzeyine başarıyla indi. Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nden (NASA) yapılan açıklamada, radyo sinyallerinin Anka Kuşu’nun kritik alçalma işlemini sorunsuz biçimde tamamladığını ve gezegen yüzeyine indiğini gösterdiğini bildirildi.

1976’daki Viking 2 uzay aracından bu yana Mars’a ilk motorlu inişi yapan Anka Kuşu, Kızıl Gezegen’in kuzey kutbundaki Yeşil Vadi adlı geniş düzlüğe indi. Aracın bölgeye inmeyi başarması, sürecin heyecanla izlendiği Kaliforniya’nın Pasedena bölgesindeki NASA üssünde büyük sevince neden oldu. Aracın inişten önceki son 14 dakika içinde 26 kritik manevra için roketlerini ateşlemesi ve görevin tamamlanması için her birini başarıyla yerine getirmesi gerekiyordu. Bu süre boyunca nefeslerini tutan bilimadamları ve mühendisler, uzay aracının hasarsız yere inişini haber veren sinyallerin alınmasından sonra, birbirlerine sarılarak ve alkışlayarak bu büyük başarıyı kutladı. Proje Yöneticisi Barry Goldstein, “Rüyamda bile her şey bu kadar mükemmel olamazdı” diye konuştu. Goldstein, projenin en zor kısmının geride kaldığını, ancak hâlâ çok önemli görevler olduğunu söyledi.

Uzay aracının inmesinden yaklaşık iki saat sonra, aracın küçük kayaların arasında Mars yüzeyine basmış ayaklarından birinin görüntüsü ile ufuk çizgisinin görüntüleri Dünya’ya ulaştı. İlk görüntülerin, uzay aracının durumu ve üzerindeki bilimsel araçlar hakkında uzmanlara bilgi verdiği belirtiliyor. Mars yüzeyinde, bir zamanlar mikrobik yaşam olup olmadığını araştıracak olan uzay aracı, 90 gün keşif yapacak ve gezegen yüzeyinde buz halinde olduğu tahmin edilen suyu analiz edecek.

MARS SEYAHATLERİNDE ABD ÖNDE • 10 ayda 711 milyon kilometre yol katederek tüm zorlukları aşıp Mars’a ulaşan Anka Kuşu elbette insanoğlunun Kızıl Gezegen’e gönderdiği ilk uzay aracı değil. 1960’tan beri Amerikalı, Rus, Japon ve Avrupalılar 38 uzay aracı gönderdiler, bunlardan Phoenix dahil ve hepsi Amerikan yapımı olan sadece dört uzay aracı kazasız belasız Kızıl Gezegen’e indi. 1971’de bir Rus aracı Mars’a konmayı becerdi. Ancak Dünya ile sadece 20 saniye iletişim kurabildi. Japonlar’ın tek denemesi başarısızlıkla sonuçlanırken, Avrupalılar Mars Express adlı aracı yörüngeye yerleştirebildi, ama Beagle 2 adlı aracı Mars yüzeyine indiremediler.

DÜNYA İHTİYARLAYINCA MARS GİBİ OLACAK • Güneş Sistemi’nin dördüncü büyük gezegeni olan Mars, bilimadamlarına göre büyük olasılıkla gençliğinde Dünya’ya çok benziyordu. Tahminlere göre Kızıl Gezegen dört milyar yıl önce sıcak ve rutubetliyken daha sonra bir çöl soğuğu gezegene hakim olmaya başladı ve nefes alınmaz hale geldi.

Yüzölçümü Dünya’daki kıtaların toplam yüzölçümüne yakın olan Mars, yoğunluğu Güneş Sistemi gezegenleri içinde en zayıf olması nedeniyle kütlesi Merkür’ün iki katı olmasına karşılık daha az çekim gücüne sahip. Eksen eğikliği Dünya’nınkine yakın olan Kızıl Gezegen’de birbirinden farklı mevsimler de yaşanıyor.
Eliptik yörüngesinin Güneş’e çok belirgin şekilde yaklaşıp uzaklaşmasından ötürü de yüzey sıcaklığı -120 derece ile 25 derece santigrat arasında değişiyor.

Bir diğer ortak nokta da Mars gününün Dünya gününden sadece 40 dakika fazla olması. Ancak Mars’ın Güneş çevresinde katettiği mesafe Dünya’nınkinin 1.5 katı olması nedeniyle Mars yılını da neredeyse Dünya yılının iki katı (687 gün) yapıyor. Güneş Sistemi’nin en yüksek dağ oluşumlarına sahip Mars’ta Olimpos dağı 600 km çapı ve 25 km yüksekliğiyle sistemin en büyük volkanı unvanına sahip bulunuyor.
Kızıl Gezegen’deki erozyon izleri, tortu birikintileri, eski kıyıların izleri, kuru nehir yatakları Mars’ın yüzeyinin geçmişindeki büyük miktardaki suların aktığını gösteriyor.

“Kızıl Gezegen” ismini yüzeyindeki minerallerde bulunan demiroksitten (hematit) kaynaklanan kırmızı renginden alan Mars, H. George Wells’in 1898’de yazdığı ünlü “Dünyalar Savaşı” romanıyla halkın hayal gücünde bir heyecan yaratmıştı.
Logged


Zümrüt gözlü civa daldı karanlığa
Görenlere lanet niteliğinde olan yeşil taşlar
avını gördü,alçaldı ve yere düşemeden onu parçalarına ayırdı

Gölge çığlık attı,insanı andıran ama insanlığa küfür olan sesiyle
Civa aman vermedi,göğsünü deldi,bir fırtına gibi geçti içinden
Baktı gölgeye,bu kaçıncıydı bu gün diye sordu kendine
Omuz silkti,ne farkeder,daha çok işim var dedi ve daldı karanlığa yine..
.
 
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: